Yas İle Çalışma

yas-ile-çalışma

Yas Nedir? 

Yas, kişinin kendisi için önemli bir şeyi kaybetmesi ile bağlantılı yaşadığı duygu, düşünce ve davranışların toplamıdır. Kaybedilen şey bir ilişki, sevilen bir kişi, iş, nesne veya canlı olabilir. Ancak yas sürecinden bahsedildiğinde genellikle akla ölen bir kişinin ardından tutulan matem gelmektedir.  

Yas Süreci 

Yas sürecinin normalliğinden bahsederken bunun kültürel bir durum olduğu, değişik dinlere, inançlara, sosyal çevrelere, durumlara ve kültürlere göre değiştiği akılda tutulmalıdır.  

Akut yas süreci sevilen kişinin kaybından hemen sonraki birkaç ayı kapsar. Şok ve inanamama, duygusal huzursuzluk, uyumada güçlük çekme, iştah kaybı, halsizlik, nefes daralması, cinsel isteksizlik, konsantrasyon bozukluğu, yoğun mutsuzluk, kayıpla ilgili suçluluk bu süreçteki belirtilerden bazılarıdır. Bu semptomlar diğer rahatsızlıklar ile benzeşse dahi çok yoğundur. Depresyondan farkı, yas sürecinde insanlarda kısa süreli de olsa mutlu olunan anlar görülebilmesidir. Bu akut yas süreci genelde kendi kendine aylar içerisinde yoğunluğunu kaybeder ve semptomları geçer.  

Bütünleşmiş Yas ise akut yas sürecinin iyileşme sürecinden sonra başlar. Bu aşamada kişi hayatın normal aktivitelerine dönebilir ve yasın acısı azalma gösterir. Kişi bu aşamada bu acı ile yaşamanın yöntemini bulmuştur. Birçok kişi için bu süreç kalıcı, normal ve sağlıklıdır. Kaybedilen kişi anılarında yaşamaya devam etmektedir. Ancak bazen kişilerde akut yas sürecinden bütünleşmiş sürece geçişte zorluk görülür. Bu duruma karmaşık yas denir. Akut semptomlar yıllar boyunca devam eder. Anılar aynı derecede acı vermektedir. Bu karmaşık yas süreci için risk faktörleri;  

  • Kaybın ani olması 
  • Yas tutan kişinin depresyon veya bir tür kaygı bozukluğundan mustarip olması 
  • Kaybedilen kişinin çocuk veya çok genç olması 
  • Yas tutanın gerekli sosyal desteği görmemesi 
  • Yas tutanın çocukluk döneminde istismar, ihmal veya ilgisizlik görmüş olmasıdır.

Kübler-Ross Model 

Yas süreçleri ile ilgili en iyi bilinen model Kübler-Ross model’dir. Bu modele göre kaybın ardından kişi beş evreden geçer; inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme.  

  • İnkar: Kaybın ardından ilk aşamada kişi durumun gerçekliğini sorgular. Kişi durumun bir yanlışlık, hata olduğu düşünülür ve başa geldiği kabul edilmez. 
  • Öfke/Kızgınlık: Kızgınlık aşamasında kişi sorgulamaya başlar, üst üste gelen sorgular neticesinde ya dünyaya, ya diğerlerine ya da ilahi bir güce kızgınlık duyar. Bu aşamadaki en tipik tepki “Neden ben?” tepkisidir.  
  • Pazarlık: Bu aşamada kişi durumu kabul edilebilir seviyeye getirmeye çalışmaktadır. “Madem böyle oldu, … yapalım belki işe yarar” tipik düşünme şeklidir.  
  • Depresyon: Bu aşamada kişi yaşam için amacını kaybeder, kendini diğerlerinden uzaklaştırır ve yas tutma sürecine girer.  
  • Kabul: Kişi ne kadar acı duyarsa duysun kaybı kabul eder. Bu aşamada kişi daha sakinleşir ve normal yaşam aktivitelerine geri dönebilir.  

Kübler-Ross’un modeli açıklayıcı, herkes tarafından anlaşılır ve kapsamlı olmasına rağmen herkes bu süreçleri aynı sıra ile ve aynı şiddette yaşamaz. Bu durumda kişisel özellikler devreye girer, bazen bir kişi tek bir aşamayı yaşamaz, başka bir kişi ise direkt kabul aşamasına gelir. Sıralama da herkeste bu şekilde olmak zorunda değildir.

Kaynak 

https://www.therapistaid.com/therapy-guide/grief-psychoeducation-guide/grief/none