Stres Olgusu & Başa Çıkma Biçimleri

stres-olgusu-&-başa-çıkma-biçimleri

Stres, kişinin fizyolojik, bilişsel ve davranışsal adaptasyonunu gerektiren zorlayıcı bir durum olarak tanımlanabilir. Ancak stres kavramı biraz karmaşıktır; araştırmacılar stresin olayın kendisi olarak mı yoksa olaylara verilen tepki / yorum olarak mı değerlendirilmesi gerektiği konusunda fikir birliğine varamamışlardır. Ancak kavramın araştırmacılar tarafından nasıl tanımlanması gerektiği bir yana, stres yaşamın temel bir parçasıdır. Aslında yaşamın birçok alanına dair adaptasyonu da sağlayan yararlı bir tarafı da bulunmaktadır. 

İnsanların stresle başa çıkmada yaygın olarak kullandıkları hem iyi hem de kötü yöntemler bulunmaktadır. Birbirine alternatif olarak en yaygın kullanılan iki başa çıkma yöntemi; problem odaklı baş etme ve duygu odaklı baş etme yöntemleridir. Problem odaklı baş etmede kişi işi stres yaratıyorsa işini değiştirir. Duygu odaklı baş etmede ise kişi önemli bir sınav öncesi stres yaşıyorsa derin nefes alır, sessizce oturur ve verdiği duygusal tepkiyi değiştirmeye çalışır. Aşağıda kişilerin stresle baş etmede sıklıkla kullandıkları bazı yöntemler yer almaktadır: 

  • Tahmin ve Kontrol Etme: Kişi olaylara daha hazırlıklı olduğunda onları daha az stres verici olarak algılamaktadır. Hem hayvanlar hem de insanlarla yapılmış araştırmalar göstermiştir ki; tahmin edilebilirlik ve olaylar üzerinde kontrol sağlamak stresi önemli ölçülerde azaltmaktadır. Bu durumun bir istisnası kişinin olayları kontrol edebileceği ancak buna rağmen edemediği inancı taşımasıdır. Kişi eğer böyle bir algıya sahipse deneyimlediği stres daha da artmaktadır.
  • Fiziksel Aktivite: Fiziksel aktivite amaca yönelik olsun ya da olmasın strese verilen fiziksel reaksiyonları azaltır. Örneğin; fareler verilen bir elektrik şokundan sonra diğer fareler ile kavga ederlerse ya da koşarlarsa daha az kortizol yani stres hormonu salgılarlar. Bu durum insanlarda da benzer şekildedir. Kişilerin stres yaşadığı durumlarda spor salonuna gitmeleri ya da fiziksel kavgalara girmeleri tesadüfi bir durum değildir.
  • Bastırma: Bastırma, kişilerin duygu odaklı baş etme yöntemlerinin işlevsiz olanlarından bir tanesidir. Kişi duygularını bastırarak da, bir şey olmamış gibi davranarak da durumla baş etmeye çalışıyor olabilir ancak bunun riski kalp krizi gibi fiziksel semptomların ortaya çıkma olasılığını arttırmasıdır. 
  • Din: Dinin stresi bastırma konusundaki etkinliği psikoloji dünyasında görece yeni çalışılan bir konu olmaktadır. Kilise etkinliklerine katılan kişilerde strese bağlı hastalıklardan ölüm riskinin daha az olduğu bulunmuştur. Dinin bir parçası olarak görülebilecek affedicilik de kişinin sağlıklı tepkiler vermesini sağlamaktadır. Ancak dinin etkisi konusunda dikkat edilmesi gereken bir nokta, kişinin aktif mi pasif mi başa çıkma yöntemini kullandığıdır. Pasif yöntemde kişiler Tanrı’nın buyruğu olarak kabullenici olduklarında stres sağlıklarını tam tersi olumsuz etkilemektedir. 
  • Optimizm: Bastırmanın tersi şekilde optimizm stresle olumlu bir başa çıkma yöntemidir. Olaylarla ilgili pozitif bakış açısına sahip olmanın kişinin daha iyi yaşam alışkanlıkları ve daha az hastalık yaşaması ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Stresle ilgili olaylara bir engel olarak bakmak yerine meydan okuma olarak bakma kişide birçok şeyi değiştirmektedir. Aşağıdaki tabloda optimist ve pesimist kişilerin başa çıkma meyilleri yer almaktadır:
Optimist Kişiler Pesimist Kişiler
Bilgi arama Düşüncelerin bastırılması
Aktif başa çıkma ve planlama Vazgeçme
Pozitif tekrar gözden geçirme Dikkat dağıtma
Fayda arama Bilişsel kaçınma
Mizahı kullanma Strese odaklanma
Kabullenme Reddetme

 

Kaynak

Oltmanns, T. F., & Emery, R. E. (2012), Abnormal Psychology, 7. Edt., New Jersey: Pearson.