Ahlak Takıntısı

ahlak-takıntısı

Klinik psikolog ve ruhsal danışmanlıkta doçent olan Dr. Joseph Ciarrochi’a göre; ahlak takıntısı olan bir kişi çok duyarlı bir vicdana sahip olan ve hiç olmadığı halde kendini günahkâr görebilen kişidir. İnançlı olan bireylerde dine uyumu güçlendiren düşünceler var ise bunlar bazen bir takım korkulara neden olmaktadır. Bu korkular sürekli ve rahatsız edici olmaya baslar ve kişinin işlevselliğini bozacak duruma gelirse ahlak takıntısını düşünmek gerekir. Ahlaki takıntıya sahip bireylerin endişeleri dini topluluğundaki ruhsal önderlere göre oldukça küçük ve önemsiz dinsel/ahlaksal konulardır. 

Örneğin ahlak takıntısı olan bir kişi herhangi bir günahı olmamasına rağmen sürekli günah islediğini sorgulamakta ve düşünmektedir. Yere sadece bir damla kutsal su dökmüş olduğu endişesi veya abdest alırken vücudunun her parçasının kesinlikle temiz olduğuna emin olmaya çalışması ve devamında gelen sürekli, zorlayıcı kontrol ve endişe hissinin oluşma hali mevcutturKişi sürekli tekrar etme eğilimde olmakla birlikte bu tarz düşünce ve davranışlar ile meşgul olmaktadır. Bu sebepten dolayı kişinin günlük hayatında is ve sosyal yaşamı kısıtlanır hale gelir.

Bunlara ek olarak ahlak takıntısı olan kişiler günah ve ceza ile ilgili oluşturdukları kaygıları hakkında aşırı ve mantıksız olduklarının farkındadırlarAncak dinsel kurallardan herhangi bir sapma davranışı veya ahlaki hata yaptıklarında belirsizliğe tahammülsüz oldukları için ahlaki mükemmelliğe biraz daha yaklaşma pahasına mücadele içeresine girmektedirler. Bu kişiler için Tanrının onları tamamıyla affettiğinden ve cehenneme mahkum edilmediklerinden emin olmaları gerekmekte ancak bu şekilde belirsizlikten kurtulabilmektedirler. Kişideki hatalı düşünce ve inançlar onları hiç bitmeyen bir mücadele içerisinde kısır bir döngüye mahkum eder.