Zihinsel Kontrol

Bugüne kadar OKB, kaygı bozukluğu, duygu durum bozukluğu olan veya herhangi bir psikolojik sorunu olmayan kişiler de dahil olmak üzere düşüncelerin kontrolü ve bastırılması üzerine bir çok araştırma çalışmaları yapılmıştır. Araştırma sonuçları kişilerin düşünceleri bastırmaya yönelik çabaları kısa süreli de olsa onlar için fayda sağlamakta ancak uzun dönemde düşüncenin daha kuvvetli geri döndüğünü göstermiştir. Bunların yanında düşünceyi bastırmanın düşünce oluşturma sıklığı ile doğru orantıda olduğunu ifade etmişlerdir. Kısacası, kişi düşüncelerini bastırmak için ne kadar çok çaba sarf ederse istenmeyen düşünce ile daha fazla meşgul olmakta ve düşünceleri de o kadar hızlı ortaya çıkmaktadır.

Öte yandan düşüncelerimizi bazı koşullar altında kontrol etmek oldukça güçtür. Bu koşullardan ilki yukarıda açıkladığımız gibi uzun bir zaman diliminde istenmeyen düşünceler için başa çıkma stratejimiz olan düşünce bastırmadır. Bastırmak için kullandığımız çeldirici düşünceler zamanla birlikte o düşünce ile bağlantılı hale gelmekte ve tetikleyici rol üstlenmeye başlamaktadır. Örneğin, cinsel bir düşüncenizi bastırmak için kasıtlı olarak çeldirici yeni bir düşünceye dikkatinizi yönelteceksiniz. Bu süre içerisinde zihniniz sürekli cinsel bir düşüncenin olup olmadığını tarayacaktır ve belirli bir süre sonra çeldirici düşüncenin cinsel düşüncenizi tetikleyeceğini görürsünüz.

Kaygılı veya depresif ruh hali içerisinde olduğunuzu düşünelim, bu koşullar altında da düşünceyi bastırmak oldukça güçtür. Çünkü istenmeyen düşünce için bulacağınız çeldirici düşüncelerin olumsuz istenmeyen düşünce ile paralel giden düşünceler olacağı çok büyük bir olasılıktır. Bunun sonucu ise çeldirici düşünceniz size daha hızlı bir şekilde istenmeyen düşünceyi hatırlatır ve başa çıkma stratejiniz başarısız olduğu için kaygınız veya depresif ruh haliniz daha da artar ve zihinsel kontrol süreciniz git gide zorlaşır hale gelir. Sonuç olarak, düşünceyi bastırma eylemi kısa vadede bizlere fayda sağlasa dahi uzun sürelerde başarısız sonuçlar doğurmaktır. Yani istenmeyen düşüncelerden kurtulmaya çalışmak aslında sorunu daha da kötüye götürmektedir. Amacımız; istenmeyen düşüncelerimizin kontrol edilmesi gerektiği inancını yok etmektir ve yerine istenmeyen düşüncelerimizin zararsız olduğunu anlamaktır. O halde istenmeyen düşüncelerden nasıl kurtulabiliriz?

Takıntının (düşüncelerinizin) önemini azaltın: Günlük yaşamda istenmeyen düşüncelerimiz (takıntılarımız) için dikkatimizi onlara yoğunlaştırırız, düşüncelerimizi gereğinden fazla önemli olarak değerlendiririz ve olası korkunç sonuçlar ile karşılaşmamak adına düşüncelerimizi kontrol etmeye yönelik çaba sarf etmemiz gerektiğine inanırız. İstenmeyen düşüncelerimizin sunduğu tehlikeye karşı daha mantıklı, dengeli bir bakış açışı kazanmamız düşüncenin oluşum sıklığı ve kalıcığını azaltmada önemli faydalar sağlamıştır. Onlara biçilen önem ve değer azaltmaya yönelik sizlere yol gösterecek bir cok bilişsel davranışcı stratejiler bulunmaktır. İlk istenmeyen düşüncelerinize biçtiğiniz önemi değerlendirmekle baslayabilirsiniz.

Maruz kalın: Kontrol kazanmak için yüzleşme tekniği en güçlü yöntemlerden biri olarak araştırmalarla gösterilmiştir. Kasıtlı olarak istenmeyen düşünce ile karşı karşıya gelmek, düşüncenin önemine ve korkunç sonuçlar doğuracağına karşı oluşan inançları azalmakta çok yararlı bulunmuştur. Sizlerde yüzleştirme teknikleri ile düşüncelerinizi değiştirerek duygu ve davranışlarınızı iyileştirebilirsiniz.

Stresi azaltın: Yukarıda bahsedildiği gibi kişiler stresli, kaygılı veya çökkün duydu durumuna sahip olduğu koşullarda istenmeyen düşünceler ile başa çıkmaları oldukça zor olmuştur. Eğer bu koşullarda iseniz stres yönetimi ile ilgili yöntemler düşünceler ile mücadele etmenizde yardımcı olacaktır. Stresi azaltmada öncelikle durumu hatalı olarak değerlendirmediğinize emin olmak gerekir çünkü hatalı yorum ile oluşan stresin sizin düşüncelerinizden kaynaklı olup olmadığını görmek gerekir. Örneğin, Sizden talep edilenleri azaltmanız ve yaşanılan durumun değiştiremeyeceğiniz yönleri ile başa çıkmakta oldukça faydalı olacaktır.

Kaynaklar

Purdon, C., & Clark, D. A., (2015). Takıntılarla Başa Çıkma, Psikonet Yayınları, 5.Baskı, İstanbul