Sosyal Kaygı İle Baş Etme

Her ne kadar tedavi Sosyal Anksiyete Bozukluğu için uygun ve etkili olsa da, bozukluğu olan kişilerin yalnızca yüzde 25’inin tedaviye başvurduğu tahmin edilmektedir. Profesyonel bir tedavinin yerini almasa da, kendi kendine başa çıkma becerileri öğrenmek ve uygulamak yaşanılan problem için atılacak önemli bir adımdır Aşağıda belirtilen sosyal anksiyete bozukluğu için kendi kendine başa çıkma stratejileri, belirtilerinizin üstesinden gelmek için günlük hayatta kullanılabilir.

İletişim Becerileri

Sosyal kaygıları olan çoğu insan “kapalı” bir duruş sergileme eğilimindedir ancak kişiler bunun farkına bile varmazlar. Rahat bir duruşa sahip olmayı öğrenmek diğerlerini size karşı olumlu tepki vermeye teşvik eder ve sizi daha ulaşılabilir hale getirir. Örneğin göz temaslarına veya ellerinize dikkat ederek başlayabilirsiniz. Bununla birlikte  beden güvenini geliştirmek, sosyal etkileşimlerde kendinizden emin olmanıza yardımcı olacaktır.

Rahat bir vücut duruşu benimsemenin yanı sıra, sözlü iletişim yeteneklerinizi geliştirmek için fırsatlar yakalamaya çalışın. İyi bir dinleyici olmak, açık uçlu sorular sormak ve başkalarının sizi daha iyi tanıyabilmesi için kendinizle ilgili hikayeler paylaşmayı deneyebilirsiniz.

Duygusal Başa Çıkma Stratejileri

Korku ve olumsuz düşünceler, sosyal kaygısı olan bireylerde görülen en yaygın duygular arasındadır.  

Sosyal durumlarda oluşan bu endişeli reaksiyonları azaltmanın bir yolu vücudunuzun rahat bir durumda olmasıdır. Vücudunuz rahatladığında solunumunuz yavaş ve doğal seyrinde olması ile birlikte zihniniz olumsuz düşüncelerden arınmış olur. Sizde bulunduğunuz sosyal ortamda başkalarıyla birlikte olmanın tadını daha kolay çıkarabilirsiniz.

Sosyal kaygı ile yaşıyorsanız, muhtemelen diğer kişilerin yaptığı yorumları veya yüz ifadelerini yanlış yorumluyorsunuzdur. Bu tanıya sahip kişilerde özellikle, kaygıya katkıda bulunabilecek iki yaygın düşünce tarzı vardır, bunlar;

  • Akıl Yürütme: Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğünü bildiğinizi varsayma. Örneğin, “Herkes ne kadar endişeli olduğumu görebilir”. 
  • Kişiselleştirme: Başkalarının davranışlarının seninle ilgili olduğunu varsayma. Örneğin, “Çok sıkılmış görünüyor, onu bu filme davet etmemeliydim”.

Olumsuz düşünceleriniz ile baş etmek için kendinize sorular sorun. Örneğin, negatif otomatik düşünceniz “İnsanlar esniyor, muhtemelen sıkıcı olduğumu düşünüyorlar,” kendinize şunu sorun “Farklı bir açıklama olabilir mi?” Bu durumda, alternatif düşünceniz “Muhtemelen benimle ilgisi yok, sadece yorgundular” olabilir.