Sokratik Sorgulama (Yönlendirilmiş Keşif)

Adını M.Ö 470-399 yılları arasında yaşamış Yunan filozof Sokrates’ten alan bir bilişsel davranışçı terapi yöntemidir. Sokrates, herhangi bir sorunu tartışırken muhatabına doğrudan bilgileri aktarmak yerine sorduğu sorularla ulaşmak istediği sorunu ya da bilgiyi açığa çıkarırdı. Soruların hedefi de kişinin bildiklerini kullanarak yeni bir bilgiye ulaşması ya da farkındalık kazanması idi. Bu yöntem daha sonraları Beck ve Ellis tarafından bilişsel terapinin bir parçası olarak görülmeye başlanmıştır. Bilişsel terapi ağırlıklı olarak soru sormaya ve sözel etkileşime dayalıdır. Bu soru sorma kişinin hem merakını uyandırır hem de kişi bildiklerinden yola çıkarak bilmediklerini öğrenir.

Peki hangi tarz sorular Sokratik yöntem denen sorgulama için uygundur?

Sokratik sorgulamada kullanılan soruları cevaplamak için gerekli bilgiye danışan sahip olmalıdır. Bu ard arda gelen sorular, kişinin kendi mantığı ve zaten sahip olduğu bilgi ve kavramların yardımıyla sorun yaşanmasına yol açan inançlarının geçerliliğini değerlendirmesini sağlar. Amacı danışanın halihazırda sahip olduğu bilgiyi ortaya çıkarmak veya sahip olduğu bilgileri kullanarak yeni bilgiye ulaşmasını sağlamaktır. Bu keşfe yönlendirilmiş keşif adı da verilir; bir seri halinde gelen sorularla danışanın o anda duygu durumu nedeniyle farkındalığında olmayan bir bilginin farkına varmasını amaçlar. Öncelikle kişinin sorunuyla ilgili inancı iyice dinlenir ve yansıtılır daha sonra açığa çıkan bilgiler özetlenerek netleştirilir. En son ise sorulan uygun sorularla yeni bilgi eski çarpık inanca uygulanır ve yeni bilgilerin ışığında tekrar değerlendirilir.

Bu yönlendirilmiş keşif beş aşamadan oluşur: öncelikle sorunla bağlantılı inanç netleştirilir, bu sırada kişi empatik şekilde dinlenir ve özetlenir. Ardından durumla ilgili daha gerçekçi sonuç için sorular sorulur. Yeni çıkan sonuç özetlenir ve danışanın geri bildirimi alınır.

Bilgi Edinme: Öncelikle kişi için sorun olan durumla ilgili bilgi toplanır. Bu sorular bellekle ilgili (Bu sorun ilk ne zaman başladı? Olduğunda neler yaptınız? Ne hissettiniz? Gibi) inceleme soruları (Sizin için sevgili olmak ne ifade ediyor? Bu durumda en kötü ne olabilir? Gibi), nedensel sorular (Sizce bu durumun sebepleri neler olabilir? Sorunu kötüleştiren şeyler var mı? Gibi), çeviri soruları (Bunun sizin için anlamı nedir? Buradan çıkarımınız nedir? Gibi) ve yorumlama soruları (Annenizle yaşadığınız sorunlar patronunuzla olanlara benziyor mu? Gibi) olabilir.

Empatik Dinleme: Kişiyi empatik şekilde dinlemek önemlidir. Sözcükler, imgeler, benzetmeler, ana fikirler, temalar, inançlar, güçlü yanlar ve güçsüz yanlar hepsini dikkatle takip ederken bir yandan da kişinin söylediklerine dikkat etmek gerekir (Diğer insanlarda bu tür durumlarda olabilecek ne eksik? Kişiye söylemenin güç geldiği şeyler neler? Kişi neleri söylemekten kaçınıyor?)

Özetleme: Özetleme aşaması, öncelikle orijinal inancın söylenmesi daha sonra da bu bilginin özetlenmesidir. Yazılı notlar alındıysa bunlar paylaşılabilir veya kişiyle birlikte özet oluşturulabilir (Gelin birlikte şu ana dek bana söylediğiniz yaşantılarınızla ilgili bir özet yapalım. Ardından belki bu bilgileri işimize nasıl yarayacağı ile ilgili değerlendiririz)

Analitik Sentez Soruları: Sorularla ortaya çıkan yeni bilgi eski inançlarla karşılaştırılır. (Bundan ne sonuç çıkarırsınız? Yakın bir arkadaşınız olsa bu durumda ona ne derdiniz? Bu soruna başka ne şekilde bakabiliriz?)

Uygulama Soruları: Ortaya çıkan yeni ve daha işlevsel inanç ışığında ne yapılabilir, uygulamaya ve davranışa dönük sonuçlar neler olabilir bunun ortaya konmasını içerir. (Buna neyin yardımı olabilir? Başka neler yapabilirsiniz? Bu değişiklikleri nasıl yapmayı düşünüyorsunuz?)

Kaynak

Türkçapar, M. H. (2018). Bilişsel Davranışçı Terapi: Temel İlkeler ve Uygulama, İstanbul: Epsilon