Sanrı Nedir? Türleri Nelerdir?

sanrı-nedir-türleri-nelerdir

Görünen gerçekliğe uymayan fakat insanların çoğu tarafından inandırıcı bulunan kanıtlara ve mantıksal açıklamalara rağmen değiştirilemeyen, ısrarlı ve kişinin kültürel arka planı ile açıklanamayan yanlış inançlar, düşüncelerdir. Sebepleri boldur, yaklaşık olarak 50 farklı psikiyatrik bozukluk ya da tıbbi durumdan kaynaklanabileceği bulunmuştur. Ancak gerçeklikle ilişkinin ağır olarak bozulduğunu göstermekte olduğu için önemlidir. Sanrılar bellek hataları, basit hatalar, batıl inanç veya akla geliveren düşünceler değillerdir. Temel özellikleri objektif olarak yanlış olmaları, yanlış verilerden çıkmaları, tüm düzeltme çabalarına karşın sarsılmaz şekilde devam etmeleridir. 

Sanrılar; 

  • Görünür gerçekliğe uymayan 
  • Yanlışlığının gösterilmesine dair kanıtlar olmasına rağmen değiştirilemeyen 
  • Kişinin zihnini meşgul eden 
  • Kişinin direnç göstermediği 
  • İnanılmaz derecede imkansızdan sık sık gerçekleştiği bilinenlere kadar değişiklikler gösteren 
  • Kültürel ve alt kültürel normlarla uyumsuz ve sarsılmaz olarak tanımlanabilir. 

Sanrılar genellikle yanlış inançlar olmakla birlikte bazı durumlarda gerçek olabilir ya da sonradan gerçekleşebilir. Bu durumun en iyi bilinen örneği kıskançlık sanrısıdır. Bir kişi eşinin onu aldattığına dair mantıklı delilleri olmadan ciddi inançlara sahipse bunun sanrı olarak ele alınması gerekir. Burada dikkat edilecek nokta inancın sanrı kabul edilmesi için yanlış olması gerekmesi değil bu inanca neden olan mental süreçlerin yapısıdır.  

Aşağıda sıklıkla görülen sanrıların bir kısmı içeriklerine göre sınıflandırılmıştır: 

  • Büyüklük Sanrıları: Çok değerli, önemli, güçlü, zengin olma gibi üstü bir kimliğe sahip olma veya kutsal bir güç veya şahsiyetle bağları olduğunu iddia etme sanrılarıdır.
  • Mignon Hezeyanı: Kendi anne babasından değil, önemli ayrıca varlıklı bir ailenin çocuğu olduğuna inanma
  • Reformist Sanrılar: Dinsel, filozofik veya politik içerikli yeni görüşler, toplum ve kurumlara eleştiriler ile bu doğrultuda eylemleri içerir.
  • Küçüklük Sanrıları: Yaptıkları veya yanlış olduklarına inandıkları bir davranışları yüzünden toplum veya Tanrı tarafından cezalandırılmayı hak ettiklerine, hiç mal varlığının olmadığı veya her şeyin elinden alınacağına, hiç alakalı olmadıkları bazı felaketlerden kendi sorumlu olduğuna dair inançlardır.
  • Nihilistik Sanrı (Cotard Sendromu): Kendisinin, başkalarının ve dünyanın var olmadığı, sona erdiği şeklindeki sanrılardır. Bazı kişilerde aynı zamanda ölümsüz olduklarına dair inanç da gelişir.
  • Perseküsyon (Kötülük Görme) Sanrıları: Kendisine, bir yakınına, ailesine zarar verileceği, kötülük yapılacağı, elbirliği ile aleyhinde çalışıldığına inanma sanrılarıdır. Bu kişiler genellikle izlendiklerine, zehirlenmek veya öldürülmek istendiklerine dair inanç taşırlar. Kimi zaman paranoid düşünce olarak da adlandırılabilir.
  • Referans Düşünce ve Hezeyanlar: Kişinin başkalarının söz ve davranışlarından, çevredeki olaylardan kendisi ile ilgili anlamlar çıkarmasıdır. Kişi bu düşüncelerin yanlış da olabileceğine dair kuşku duyuyorsa bunlar referans düşünce, doğruluklarından son derece eminse referans hezeyan olarak adlandırılır.
  • Dava (Hak Arama) Sanrıları: Bu sanrılar otoritelere karşı açılan bir seri davalar ve şikayetlerle görülür. Genellikle kişi haklarının yendiğine dair paranoid düşünce ile dava açar.
  • Kontrol Edilme Sanrıları: Kişinin isteklerinin, duygularının veya düşüncelerinin dış güçlerce kontrol edildiğine inanmasıdır. Bu sanrıların ortak özellikleri; kişinin büyük bir gücün altında olduğunu hissetmesi, bu gücün kendisine boyun eğdirdiğini düşünmesi ve kişinin kendini kurban olarak ele almasıdır.
  • Kıskançlık Sanrıları: Kişi eşin ya da romantik ilişki içinde olduğu kişinin başkaları ile ilişki kurduğuna inanır. Onları birlikte yakalamak için ayrıntılı planlar yapar ve kanıtlamak için ciddi çaba harcar. Çoğunlukla eşin tüm hareketleri yakından izlenir.
  • Erotomanik Sanrılar: Kişinin mevki, makam, statü veya zenginlik bakımından kendisinden daha yüksek konumda olan birinin kendine aşık olduğuna ilişkin sanrılarıdır. Genellikle kadınlarda rastlanır.
  • Somatik Sanrılar: Bedenin görünümü veya işlevleri ile ilgili sanrılardır. Kişi bedeninin bir şekilde hasta, anormal veya değişmiş olduğuna inanır.
  • Sanrısal Yanlış Tanımalar: Kişi ailesinin ya da çevresindeki diğer bireylerin değişmiş olduğuna, başkaları ile yer değiştirdiğine ilişkin geliştirdiği sanrılardır. Örneğin Doppelganger denen türünde kişi kendisi gibi görünen ancak farklı bir kişilik ve hayatı olduğuna inandığı bir ikize sahip olduğunu düşünür. Capgras tipinde ise kişi yakın çevresinin genellikle de anne-babasının tıpatıp benzerleri ile yer değiştirdiğine inanmaktadır. Fregoli sendromu denen bir alt tipinde ise birey gördüğü bütün insanların aslında aynı kişi olduğunu, kılık değiştirerek kendi çevresinde olduklarını, onu takip ettiklerini düşünmektedir.
  • Hipokondriyak Hezeyan: Muayene ve tetkiklerle elde edilen bütün tıbbi veriler öyle olmadığını göstermesine rağmen kişinin önemli bir hastalığı olduğuna dair sarsılmaz inanç taşımasını içerir. Daha çok yaşlı kişilerde görülür.
  • Psödolojia Fantastika: Kişinin kendi fantezilerinin ve buna dayalı eylemlerinin gerçek olduğuna inandığı bir yalan türüdür. Munchausen sendromu en sık rastlanan örneğidir.
  • Metabolik Hezeyan: Kişinin bedeninin bir parçasının değiştiğine ve bir nesne, insan, hayvana dönüştüğüne dair inanç taşımasıdır.

Kaynak 

Karapınar, İ. (2018). Genç Psikiyatristin El Kitabı, İstanbul: Psikonet Yayınları