Psikoeğitim

Bilişsel davranışçı terapinin önemli aşamalarından biri psikoeğitimdir. Psikoeğitim, danışana ruhsal rahatsızlığı, eğer gerekliyse ilaçlar, rahatsızlığını tetikleyen etmenler ve bilişsel davranışçı terapinin esaslarıyla ilgili bilgi verme sürecidir. Psikoeğitim bir terapist tarafından sözel olarak verilebilir veya yazılı bir formatta broşür veya el kitabı olarak dağıtılabilir. Terapist seans esnasında danışanın var olan sorunları veya tedavi şekline dair yanıt verebilir veya terapist tarafından danışana terapötik bağın kurulması aşamasında arka plan bilgisi olarak tedavi içeriği bilgilendirmesi sağlanabilir.

Var Olan Problem Hakkında Psikoeğitim

Aslında günümüzde birçok danışan, var olan problemlerini internete yazarak cevaplarını edinmeye çalışmaktadır. Fakat bu problemlerin doğruluğu tartışılır ve hatta bazıları danışanın kendini etiketlemesine ve buna bağlı olarak kendine yarattığı baskılara sebep olabilmektedir. Bu sebeple terapistin devam eden semptomlarla ilgili somut ve kanıta dayalı bilgi vermesi önemlidir. Danışanın başkalarının da benzer süreçler yaşıyor olduğu ve bu güçlüklerle başa çıkmış olduğu bilgisini edinmesi onu rahatlatmakta, kendi durumunu ve sürecini normalleştirmesini sağlamakta, etiket oluşturmasını önlemekte ve ona umut sağlamaktadır.

BDT’nin yapısı ve sürecine dair psikoeğitim

Birçok danışan bilişsel davranışçı terapiden ne beklemesi gerektiğini bilmemekte hatta birçok danışanın daha önceden terapi deneyimimi de olmamaktadır. Kimi terapiyi izlediği diziler ve filmlerden bilmekte, kimi ise Freudyen yaklaşımın tek yöntem olduğunu ve bir kanepeye uzanması gerektiğini düşünmektedir. Bazı danışanların beklentisi ise terapisti tarafından tavsiye verilmesi veya ne yapacağının söylenmesidir. Bu danışanlarda özellikle ‘Ben parayı verdim terapistin görevi beni desteklemek ve yol göstermek’ fikri mevcuttur. Bu sebeple terapinin işleyişi ve yapısı ilk seanslardan itibaren ele alınması gereken bir mevzudur. Aşağıdaki bilgilerin özellikle paylaşılması önemli olmaktadır:

  • BDT aktif ve çözüm odaklı bir terapidir.
  • BDT’nin amacı danışanın var olan problem ve semptomlarıyla daha iyi başa çıkmasını sağlamak ve seanslar arasında gözle görülür farklılıklar edinmesi sağlamaktır.
  • BDT şimdiki zamana odaklı bir terapidir. Özellikle ilk seanslarda şimdi ve burada var olan problemler ve danışanın yaşadığı duygusal acının hafiflemesi hedeflenir.
  • BDT kısa dönemli bir terapidir. Birçok danışanın kendi duyguları ile başa çıkması ve problemlerinde ilerleme sağlaması için 12 ila 16 seans yeterli olmaktadır.
  • BDT işbirlikçi ve şeffaf bir terapidir. Bu sebeple danışan ve terapist birlikte bir takım halinde hareket etmelidir. Terapist danışan adına karar almamakta, aksine danışanın düşünce sürecini yönlendirmesine, seçenekleri değerlendirmesine, sonuç olarak da kendi kararlarını alması için yol gösterici olmaktadır.

BDT Modeli ile İlgili Psikoeğitim

Bilişsel davranışçı terapistlerin terapinin etkinliği için bilişsel davranışçı model hakkında bilgi vermesi çok önemli olmaktadır. Bu şekilde danışanlar yöntemin mantığına ve nasıl rahatlama sağlayacağına dair fikir oluşturabilmekte ve terapi bittikten sonra hayatlarındaki diğer stres kaynaklarına bunları uygulayabilmektedir. Birçok danışan için sadece duygu, düşünce ve davranışlar arasındaki bağlantıyı kurmak yetmemekte aynı zamanda bunlarla ilgili canlı ve hazırlanmış örnekler gerekmektedir. Danışan durumu kendi hayatına uyarlayabildiği sürece verilen psikoeğitim yararlı olabilmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta danışanın diline yakın konuşmaktır. Çok akademik ya da soyut kavramlar, anlamı zorlaştırmaktadır. Verilen düşünceler ve bilişsel eğitimin yanı sıra danışana davranışçı kısmı anlatmak da önemlidir. Örneğin; danışana kaygı duyduğu durumlarla ilgili maruz bırakma tekniği uygulanacaksa, bu konuda önceden bilgilendirme yapılması; vücudun kaygı yaratan uyarana her maruz bırakıldığında alışma sağlayacağı, kaygının azalacağı bilgisinin verilmesi önemli olacaktır. Bunların haricinde kullanılacak her özel teknik için danışana kısa da olsa bilgilendirme yapılması faydalı olmaktadır.

BDT’nin Etkinliği ile İlgili Psikoeğitim

Bilişsel davranışçı terapiyi farklı kılan özelliklerden biri onun birçok ruhsal rahatsızlıkta etkili olduğuna dair literatürde kanıtlar bulunmasıdır. Bu sebeple terapistlerin danışana bu terapi çeşidinin daha önceden pek çok çalışmada kanıtlandığı üzere etkili olduğu bilgisini vermesi önemli olmaktadır. Birçok danışan ne kadar kişinin iyileşme sağladığı, nüks oranları, ne kadar zamanda kesin iyileşme sağlanacağını merak etmektedir. Bu tarz soruların cevapları literatürdeki kanıtlardan verilebilir.

Farmakoterapi ile İlgili Psikoeğitim

Birçok danışan terapistine ilaç alımı ile ilgili sorular yöneltebilmektedir. Bazıları terapiye gelmek yerine ilaç almanın daha faydalı olup olmayacağını sorabilir, diğerleri ilaçların zararlarını merak edebilir. Bir psikolog olarak ilaç önerisi yapmak etik değildir. Bu açıdan terapistlerin ilaç yazma yetkilerinin olmadığını ve böyle bir düşünceleri varsa bunu psikiyatrist ile paylaşmalarının daha faydalı olacağını söylemesi önemlidir. Bu noktada bir bilişsel davranışçı terapistin danışana sunabileceği bilgi literatürde var olan ilaç ve BDT kombinasyonlarının etkinliği ile sınırlı olacaktır.

 

Kaynaklar

Wenzel, A. (2013), Strategic decision making in cognitive behavioral therapy, Washington, DC, US: American Psychological Association, 63-82.

https://www.therapistaid.com/therapy-guide/cbt-psychoeducation