Kaygı ve Depresyon

kaygı-ve-depresyon

Kaygı ve depresyon birbiri ile iç içe geçmiş iki duygu durumu gibi gözükse de aslında birbirinden çok ayrıdır. İki duygudurumu çoğunlukla birlikte hareket eder. Depresif biri kendini genellikle kaygı içerisinde hissederken, kaygılı bir kişi de aynı zamanda depresif hisler taşımakta olabilir. Araştırmalar depresyon ve kaygının bir arada görülmesi hakkında kesin bir bilgi açıklayamamakta ancak birbirinden ayrı teoriler sunmaktadır.

İlk teoriye göre bireyler farklı duygu durumlarını birbirinden ayırt edememektedir. Örneğin Türkiye’de yaşayan birinin tsunami görme olasılığı olmadığı için tsunami hakkında tek bir kelimeye sahip olması yeterlidir. Ancak Japonya’da yaşayan biri için bu çok farklıdır. Onlar sürekli bu durum ile karşı karşıya kalabilmekte ve farklı çeşitlerini tanımlayabilmek için birden fazla sözcük kullanmaktadır.

Bir diğer teoride ise depresyonun kaygıya neden olduğu savunulmuştur. Depresif birinin düşünce biçimlerinde hatalı ve çarpıtılmış bilişsel süreçler egemendir. Şemalarında değersizlik, yetersizlik, kusurlu örüntüler mevcuttur. Kişi  depresyon sürecinin iş ve sosyal hayatına engel olacağını bilmekte ve bu durumu genelleyerek amaçlarını yerine getiremeyeceğine ve umutsuzluk ile birlikte bir daha mutlu olmayacağına dair süreli kaygılanmaktadır. 

Üçüncü teoride ise karşıt bakış açısıyla kaygının depresyona neden olduğu savunulmuştur. Kaygı şiddetlendikçe  iş aile ve sosyal ilişkilerine yansımaktadır. Bu alanlarda kişi kaygılarından kaynaklı sorunlar yaşarken kendini üzüntülü veya depresif hissedebilmektedir. Bazıları ise yıllarca tedavi ve terapiler denemiş, fakat başarı oranları düşük olmuştur. Böyle durumlarda kişilerin moralleri bozulur, umutsuzluğa kapılır ve kendilerini depresif hissetmeye başlarlar.

Bir diğer neden de genellikle kaygıya eşlik eden utanç duygusu çerçevesinde açıklanmaktadır. Bireyler çevreleri tarafından tuhaf değerlendirilmemek için hislerini veya panik belirtilerini gizlemeye çalışmakta ve iş, aile veya sosyal çevre ile iletişimi zorlaştırmaktadır. Bunu süreçte hissedilen yalıtılmışlık duyguları ve kusurluluk teması depresyona neden olabilecek tetikleyici özellik olarak ortaya çıkmaktadır.

Son teori ise “Ortak Neden” teorisidir. Bu teoride her iki duygu durumunun kendine ait özgü nedenleri dışında ortak bir nedende paylaştıklarını savunulmuştur. Kısacası herhangi bir olay beyninizde kaygı durumunuzu tetikleyici özellik taşıyor ise aynı zamanda depresyon sürecinde de tetikleyici özellik taşıyabilmektedir. Örneğin; depresyon, suçluluk, umutsuzluk, öfke ve çaresizlik gibi pek çok olumsuz duyguyu bir arada yaşıyor olabilirsiniz. 

 

Kaynaklar

Burns, D.D.,(2016). Panik Atakta, Psikonet Yayınları, 2. Baskı İstanbul