İsteksizlik Ve Direnç

Terapist olarak çalışan biri için isteksizlik ve dirençle karşılaşmamış olmak imkansız bir durumdur (Egan, 2011). Ancak bu iki tanım birbirinden oldukça farklıdır. Öncelikle isteksizlik danışanın terapi sürecindeki adımlara katılmakta tereddüt etmesi anlamına gelmektedir. Öte yandan direnç, danışanların kendilerine baskı yapıldığını hissettiklerinde sergiledikleri itme davranışıdır (Egan, 2011). Genel anlamda bakıldığında isteksizlik ve direnç çok benzer kavramlar gibi görünebilir ancak ayrım gereklidir çünkü isteksizlik danışanın içinden gelirken direnç için gereken temeller dışarıdan, terapistten veya sosyal çevreden gelebilir. Peki bunları anlamak niçin önemlidir? Çünkü; neden BDT’nin bazı hastalar için yararlıyken diğerleri için olmadığını, neden hastaların erkenden terapiyi bıraktıklarını, BDT’nin terapinin hangi noktasında uygun ve yeterli olduğunu, tedavi başarısız olduğunda onu nelerin ileri taşıyabileceğini ve bunlar gibi daha birçok soruyu anlamlandırabilmek için direnç ve isteksizliği anlamak gerekmektedir (Alpaydın ve diğerleri, 2016).

İsteksizlik

Danışanların isteksizliklerini göstermek için kullandıkları pek çok örtülü yöntem vardır: sorumluluk üstlenmezler, sadece güvenli ve yüzeysel konulardan bahsederler, gerçekçi olmayan amaçlar belirleyip ilerlememelerinin mazereti olarak bunu öne sürerler veya en basit şekliyle değişim için hiçbir çaba göstermezler (Egan, 2011). İsteksizliğin nedenleri neler olabilir peki?

Yoğunluk Korkusu: Terapist dinliyor, empatik davranıyor, danışan da kolayca işbirliğine giriyorsa yardım süreci oldukça yoğun geçebilir. Bu yoğunluk kimi zamanlar danışanların geri çekilmesine de neden olabilmektedir.

Güven Eksikliği: Bazı danışanların güven problemleri olmaktadır. Güvenlik konusunda sıkıntı olmadığında bile bazı danışanlar kendilerini çok zor açarlar.

Düzensizlik Korkusu: Bazı kişiler kendileriyle ilgili keşfedeceklerinden korktukları için yüzleşmekten korkarlar. Bu danışanların yetersizliğini deşmek her zaman dengesizlik, düzensizlik ve krize yol açar. Bu konularda daha küçük adımlar atmak daha önemlidir.

Utanma: Terapi, danışanın benliğinin en hassas noktalarını terapistin önüne serdiği yerdir. Genellikle aniden o sıraya kadar bilmedikleri bir yetersizlikleri ile yüzleşen danışanlar utanç yaşarlar bu da terapiye devam etmelerinde isteksiz olmalarına neden olur.

Değişimin Bedeli: Bazı kişilerde değişecek olmak demek rahat yaşam kalıplarından vazgeçmek anlamına gelir bu da onları zorlar. Değişimin getirdiği belirsizlik korkutur.

Umut kaybı: Bazı insanlarda “Değişim nasılsa imkansız denemenin bir anlamı yok” düşünceleri oluşabilir.

Direnç

Zorlandığını ya da baskı gördüğünü hisseden danışanların tepkisi genellikle dirençtir. Danışanlar aslında birçok konuda baskı ve zorlama yaşayabilirler. Terapide direnç sürecin ilerlemesinde bazen bir engel, bazen ise tam tersi danışanın ikilemlerini ve savunmalarını görünür kılıp iyileşmeye giden yolun başlangıcı olur (Alpaydın ve diğerleri, 2016). Her yönelimde farklı şekillerde ortaya çıkabilir ve müdahale yöntemleri yönelime göre değişiklik gösterir. Genellikle hangi danışanlar direnirler sorusuna Egan (2011) kitabında değinmiştir. Ona göre;

Bir terapiste gitmek için kendilerinde sebep görmeyen kişiler

Terapinin ne olduğunu bilmeyen ve belirsizliğe katlanamayan kişiler

Terapinin amacını kendi amacından farklı gören kişiler

Yardıma ve terapiye karşıt tutum geliştirmiş, güvenemeyen kişiler

Bir terapiye gitmeyi zayıflık olan gören kişiler

Terapisti ile terapötik ilişkiyi kuramayan kişiler

Terapistleriyle kültürel, dini, hayata bakış açısı, etnik köken gibi konularda büyük farklılıklar gösteren kişiler

Gereken değişim konusunda terapistlerinden farklı düşünceleri olan kişiler

Terapinin metodunu, mantığını kavrayamamış kişiler

Genel hayatında yetersizlik hisseden kişiler

Terapistin kendisine dair olumsuz düşünceleri olduğuna inanan kişilerin direnç geliştirme ihtimalleri fazladır.

Kaynaklar

Alpaydın, N., Çimen, M., Erol, T. B., & Sevi, O. M., (2016). “Bilişsel Davranışçı Terapide Direnç ve Motivasyonel Görüşme Teknikleri”, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 8(2), 95-101.

Egan, G. (2011). Psikolojik Danışma Becerileri, Kaknüs Psikoloji, İstanbul