Düşüncelerimiz Takıntı mı ?

Düşüncelerimiz Takıntı mı ?

Takıntıların genel olarak beş temel özelliği vardır. Zihnimizde istenmeden tekrarlayan, ve sıkıntı yaratan düşüncelerin takıntı mı yoksa sadece olumsuz düşüncelerden ibaret olduğunu değerlendirmek için bu özellikler bize  bir miktar faydalı olabilir.

  1. Zorlayıcı karakterde olmaları: Kişinin zihninde  kasıtlı olmadan, aniden ortaya çıkan düşünce, görüntü yada dürtüler olarak tanımlanmaktadır. Takıntı  olarak kabul edilen bu düşüncelerin normal olan düşüncelerden farkı onlara verilen anlamdır. Kısacası, zorlayıcı düşünceler sorumluluk duygusunu ortaya çıkartıyor ise takıntıya dönüştüğünü ve OKB tablosunu ortaya çıkabildiğini görebilirsiniz.
  1. İstenmeyen düşünce olmaları: Bu düşünceler bireyler üzerinde aşırı derece rahatsızlık verdiği için bütünüyle istenmeyen düşüncelerdir. Burada önemli olan nokta istenmeyen düşüncenin hangi sıklıkta akla geldiğini ve hangi düzeyde sıkıntı verdiğidir.
  1. Dirençli olmalı: OKB’li danışanlar; bu düşünceleri bastırmaya, kafalarından atmaya ya da tekrarlanmasını engellemeye uğraşırlar. Kaçma kaçınma, veya ritüellerini gerçekleştirerek bu düşünceler ile mücadele ederler. 
  1.  Bu takıntıların kontrol edilemeyecek hisse vermeleri bireyin  kendi zihninin kontrolünü de yitirebileceği hissi yaratmaktadır. Burada aşırı kontrol ve mükemmeliyetçilik ile birlikte birey “Düşünceleri üzerinde tam bir kontrol sağlayabilmeliyim” inancına sahiptir.
  1. Benliğe yabancı olmaları: Bireyin benliğine, kişiliğine ve davranış tarzına aykırı olan düşüncelerdir ve bu tarz düşünceler “ego distonik’’ olarak tanımlanır. Örneğin, sevdiklerine zarar verme veya masum insanlari cinsel olarak kullanma düşünceleri olabilir.

Eğer, nadiren ortaya çıkan düşüncelerinizin kalıcı takıntıları dönüştüğünü fark ederseniz bilişsel davranışçı terapi yöntemleri ile bu süreci tersine çevirebilirsiniz.