Düşünce Duygu Davranış

düşünce-duygu-davranış

Bir duygu hissettiğimizde, o duyguyu tanımlayan bir düşünce vardır. Bir olayın yorumlanış biçimi ya da aynı olayla ilgili düşünce, farklı duygulara neden olabilir. Oluşan olumsuz duygu, istenmeyen davranışlara neden olabilecek sonuçlara yol açabilir. Bir partide olduğunuzu düşünün. Bir kişi ile tanıştınız ve sohbet ederken size bakmadığını, sizi dinlemediğini hatta sizin arkanızdan salona baktığını görüyorsunuz. Ardından hangi duyguları yaşarsınızGenellikle karşınızdakinin oldukça kaba biri olduğunu düşünüp öfke hissedersiniz. Bu öfke duygusu, duyguyu destekleyen hatta yoğunlaştıran yeni düşüncelere neden olur. Sonuç olarak duygu olgunlaştıkça düşünce, duyguyu destekleyecek biçimde yoğunlaşır. Düşünce duyguyu, duygu düşünceyi besler ve bu döngü böyle devam eder.

DÜŞÜNCE-DAVRANIŞ BAĞLANTISI

Bazı davranışları sık sık tekrarlarızDavranışlarımızı yönlendiren düşüncelerin farkında değilizdir, çünkü davranışlarımız rutinleşmiştir. Bir olaya yüklediğimiz anlam bizi belli bir duygusal duruma sokar ve anında o duygu durumuyla paralel bir davranış sergileriz. Örneğin, uçak korkusu olan bir kişiyi düşünelim. Zihni muhtemelen uçağın düşeceğiyle ilgili düşüncelerle doludur. Bu düşünceler gergin, endişeli ve stresli hissetmesine neden olur (Düşünce-duygu bağlantısı). Ardından hissettiği bu duygular vücudunda bir dizi semptom ortaya çıkarır. Kalp atışının artması, terleme, baş dönmesi, nefes alışverişinin hızlanması gibi semptomlar, gerçekçi bir zeminde değerlendirilemeden kişinin bedeninde olan kötü şeylerin habercisi gibi yorumlanabilir ve kişi bağırıp çağırıp yardım isteyebilir (Düşünce-davranış bağlantısı).

Peki olumlu düşünme çözüm mü ?

Olumlu düşünmek her şeyin çözümü değildir. Bir sorunla ilgili çalışırken oluşturduğumuz alternatif düşüncenin Pollyanna tarzı gerçekliğe uymayan, fazla olumlu bir düşünce olduğunu varsayalım. Bu tarz bir düşünce sizce değiştirmeye çalıştığınız duygu ve davranışlarınız üzerinde ne kadar etkili olur? Pek fazla değil! Pollyanna tarzı düşünme, sizi çözüme ulaşmak yerine sorunu görmezden gelmenize neden olabilir.

Sonuç olarak, aklımıza gelen her düşüncenin doğru olmadığına inanarak, düşüncelerimizde diğer seçeneklere yer açmak, duygu ve davranışlarımızı kontrol ederken dengede kalmamızı sağlar. Bir durumun sadece pozitif taraflarına odaklanmak problemlerin negatif kısımlarını görmemizi engeller ve bu da bizleri gerçekçilikten uzaklaştırarak hata yapmaya açık hale getirir. İyimserlik ilham verici olsa da olaylardaki olumsuz deneyimleri dikkate almak, daha gerçekçi ve dengeli olmamızı sağlar.

Kaynaklar