Depresyonun Bilişsel Modeli

depresyonun bilissel modeli

Beck’in kognitif modeline gore çocukluk çağında yaşanılan olay ve durumlar öğrenme yolu ile bazi dusunce  ve inançlari oluşturmaktadır. Öğrenilen bu temel inanç ve varsayımlar şemalarımızı oluşturur. Kişiler bu şemalara dayalı geleceğe yönelik kendileri ve dünya ile ilgili algı ve düşüncelerini şekillendirirler. Günlük yaşamda deneyimlerden anlam çıkarma ve gelecekte karşılaşılacak durumlara karşı varsayım oluşturma bireyler için faydalı ve gereklidir. Ancak kişilerde mevcut olan şemalar uyumsuz özellikler taşıyorsa  bireyin iş ve sosyal yaşamını işlevsiz hale getirebilmektedir. 

Bilişsel modele gore depresyonda var olan şemaların içeriğinde 

  • Yetersizlik 
  • Başarısızlık
  • Sevilmeme 
  • Degersizlik gibi düşünce ve inançlar vardır.  

Ancak bu şemalar yalnız başlarına depresyona sebep olmamaktadır. Kişilerin yaşam olayları şemaların içerisindeki inanç ve varsayımları desteklemesiyle depresyon gelişmeye başlar. Şemalar aktive olduklarında depresyon belirtilerini ortaya çıkaran hatalı bilişsel çarpıtmalar meydana gelir. Bunlar olumsuz otomatık düşüncelerdir. Kişinin deneyimlediği yaşam olayları ile birlikte  otomatik düşünceler şemaları besler ve daha dirençlı hale getirir.  Olumsuz otomatik düşünceler kişilerde kararsızlık ve konsantrasyon güçlüğüne yol açarken bir yandanda hoş olamayan üzüntü, suçluluk, utanç gibi hislere sebep olmaktadır. Kişinin davranış ve fizyolojik belirtilerine baktığımızda ise otomatik düşünceler ile kişinin  daha önce yaptığı aktivitelere karşı istek, ilgi, motivasyon kaybı  ve uyku iştah değişikliği yaşadığı görülmüştür.  

Özetle, depresyon tanısı alan bir kişinin düşünme tarzına dikkat ettiğimizde şunlar dikkat çekmektedir; Kişi kendi, dünya ve gelecek ile ilgili olumsuz yüklemeler yapmaktadır. Bu düşünce tarzı hatalı bilgi işleme veya kognitif üçlü olarak tanımlanmaktadır. Becke göre bu üçlü, depresyonda aktive olan bir program özelliği taşır. Bu üçlünün etkisi altında olan kişi kendisini başarısız ve değersiz, dış dünyayı hostil ve engellerle dolu, geleceği ise umutsuz olarak değerlendirmektedir.  Kişide var olan olumsuz otomatik düşüncelerin artması depresif duyguların artmasına sebep olurken, depresif duygularda otomatik düşüncelerin artmasına sebep olmakta ve kısır bir döngünün oluşmasına neden olmaktadır. Böylesi bir kısır döngü ise depresyon içindeki bireyin gerek şemalarına, gerekse otomatik düşüncelerine daha çok bağlanmasına yol açmaktadır. 

Kaynaklar 

  • Sungur, M.Z, Depresyonun Kognitif Teorisi , Depresyon Monograflar Serisi.