Davranışçı Terapi Modeli

davranışçı-terapi-modeli

Davranışçı Terapi Modeli

Davranışçı terapi modeli 1910’larda Watson ile başlangıç ilanını verirken 1950’lilerde radikal bir şekilde psikanalitik bakış açısı ile yollarını ayırmıştır. Bunun sebebi ise, davranışçı yaklaşımın öğrenme ilkelerini kullanarak insan davranışlarında gözlemlenebilen ve ölçülebilen değişiklikler oluşturma konusuna yönelmiş olmasıdır. Bu yaklaşım çerçevesinde, nevrotik veya istenmeyen uyumsuz davranışlar, çeşitli yanlış öğrenmeler aracılığıyla sonradan kazanılmış tutumlar olarak kabul edilir. Psikanalitik yaklaşım gibi bilinç dışı süreçlerle ilgilenmez, doğrudan bilimsel olarak gözlemlenebilen, ölçülebilen uyumsuz davranış ile ilgilenir. Bilimsel olarak kavramlar genel ve açık olarak ifade edilebilir, deneysel olarak test edilebilir.

Davranışçı terapide, terapist bilgi vererek ve geri bildirimde bulunarak danışana somut beceriler kazandırmaya odaklanırken danışanı terapi surecine dahil etmiş olur. Bu beceriler hem terapi seansı esnasında hem de seanslar arası ev ödevi seklinde yürütülür ve pekiştirilir. Bu yaklaşımda terapist ve danışan aktif bir rol oynayarak işbirliği içerisinde bir terapi süreci izlemiş olur. Davranışçı terapi modelinde başarılı bir tedaviden söz edebilmek için, danışanın öğrendiği becerileri terapi odası dışında gerçek hayata aktarabilmesi, bu davranışları devam ettirebilmesi ve genelleyebilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım kaygı bozuklukları, depresyon, yeme bozuklukları, aile içi şiddet, bağımlılık gibi birçok sorunda başarılı olarak kullanılmaktadır.

Davranışçı Yaklaşımın 10 Temel Özelliği

  1. Davranışçı terapiler, bilimsel yöntemler gereği kurallara dayanır. Ampirik olarak test edilebilir. Davranışçı kavramlar açık bir şekilde anlatılabildiği gibi hedefler somut ve nesneldir. 
  2. Geçmiş problemler ile değil mevcut problemler ve bu problemleri etkileyen faktörlerle ilgilenir. 
  3. Eylem yönelimlidir. Terapide öğrenilenler dışarıda uygulamaya geçirilir. 
  4. Danışan terapide etkin bir rol üstlenmekte olup öğrendiklerini hayata geçirmek için terapinin en önemli parçası olan ev ödevlerinden sorumludur.  
  5. Sorunlu, uyumsuz davranış değerlendirilir ve hedef belirlenir. Zaman içerisinde yaşanılan değişiklik kontrol edilir. 
  6. Problemin kaynağına inip çözüm bulmak gibi bir strateji yoktur. Bu durum terapide zamandan tasarruf etmeyi sağlar.
  7. Danışanlar başa çıkma stratejileri gibi kendi kendilerini kontrol etmede öğrendikleri stratejileri uygulamaktadırlar. Bunun sonucu cesaret kazanırlar.  
  8. Terapist her özgün sorun için özgün bir yaklaşım kullanır. 
  9. Danışan terapist işbirliği oldukça önemlidir. Danışan terapide giderek aktifleşen rolü  sayesinde yaşadığı sorunlarla ilgili bilgi sahibi olur ve etkin biçimde sorunun çözümü için çaba harcar. 
  10. Kültürler arası farklılar ve onlara özgü yöntemler kullanılır. 

Terapötik Süreç 

Terapist yardımı ile özgün ve ölçülebilir hedefler belirlenir. Davranışsal müdahale ve değerlendirme süreci eş zamanlı gerçekleşir. Terapi süresince gerçekleştirilen değerlendirmeler, terapiste hedef davranışa ne kadar yaklaşıldığını gösterir. Danışan ile birlikte oluşturulan hedefler açık, net ve anlaşılır olmalıdır.