Cinsel İşlev Bozukluklarının Nedenleri ve Romantik İlişkiler

Cinsel işlev bozukluklarının nedenleri sırasıyla: hazırlayıcı, ortaya çıkaran ve sürdüren etkenler olmak üzere üç grupta ele alınmaktadır. Bireyin ilişkileri bu etkenlerinin hepsinde ön plandadır ve bu ilişkiler kişinin hayatında çocukluk döneminde başlayıp yetişkinliğe kadar uzanan süreçte farklı boyutlarda kendisini göstermektedir. Buna ek olarak yaşantısındaki problemleri sadece cinsellikle ilgili duygu ve davranışlarını etkilememekte ayni zamanda iletişim ve yakın ilişkiye yönelik becerilerini de etkilemektedir.

Hazırlayıcı Etkenler

Cinsel işlev bozukluğunun oluşmasında ve kişinin yatkınlığını arttırmada önemli olan etkenler olarak bilinen hazırlayıcı etkenler aşağıda sıralanmıştır.

  • Yetiştirilme tarzı
  • Olumsuz aile ilişkileri
  • Yetersiz veya yanlış cinsel bilgilendirme
  • Erken travmatik cinsel yaşantılar
  • Yaşam biçimi
  • Ortaya çıkaran etkenler

Yaşlılıkla ile birlikte hormonal değişim, alkol ve madde bağımlılığı, fiziksel veya psikiyatrik hastalıklar, nörolojik hastalıklar, uygulanan bir cerrahi girişim veya radyoterapi gibi öykünün varlığı, aşağıda listelenen çiftler arasındaki ilişkiye yönelik tutumlar cinsel işlev bozukluklarının ortaya çıkmasına katkıda bulunmaktadır.

  • Esler arasında uyumsuzluk
  • Travmatik cinsel yaşantı
  • Doğum
  • Evlilik dişi ilişkiler
  • Gerçekdışı beklentiler
  • Eslerden birinin cinsel sorununun olması
  • Fiziksel veya psikiyatrik hastalıklar
  • Alkol ve madde bağımlılığı

Yaşlılık

Kişinin partneri ile yasadığı sorunlar cinsel yaşamı nasıl etkiliyor ise cinsellikle ilgili yaşanan sorunlarda eşler arasında gerginliğe neden olabilmektedir. Cinsel işlev bozukluklarının oluşmasında en büyük etkenlerden biri olan yetersiz ve yanlış bilgiye sahip olmak kişinin kendinden veya partnerinden gerçek dışı beklentilerinin oluşmasını sağlar. Ardından bu beklentilerin karşılanamama durumunda hayal kırıklıkları ortaya çıkar .

Bununla birlikte kişilerden birinin cinsel sorununun olması bazen diğer eşinde cinsellikle ilgili sorunlar yaşamasına neden olmaktadır. Yapılan bir araştırmada, ereksiyon bozukluğu ve erken boşalma sorunu olan bireylerin çoğunlukla evlilik ya da ilişki sorunları da olduğunu bulmuştur. Yine ayni çalışmada ilişki sorunu olan erkeklerde ise partnerlerine karşı daha az cinsel istek bulunduğunda belirtilmiştir.

Sürdüren Etken

Kişinin yaşadığı cinsel işlev bozukluklarını kronikleştiren veya problemi daha kotu duruma getiren sürdürücü etkenlerdir. Örneğin Cinsel birleşmeye, ön sevişmeye yeterince vakit ayırmadan geçmek, uyarılma aşamasının atlanmasına veya yeterince önemsenmemesi orgazm bozukluğu gibi cinsel bozukluklarına neden olur, zamanla sorunu çözmede büyük engeller oluşturur. Bununla birlikte eşler arasında ilişkinin tekdüzeliği cinsel bıkkınlığa yol açabilirken, partnerlerin neden hoşlandıklarını veya birbirlerinden ne beklediklerini paylaşma konusunu yeterince iletişim becerisine sahip olamama durumu da cinsel işlev bozukluğunun süreğenliliğine sebep olmaktadır. Aşağıda kişinin cinsel problemini sürdüren etkenlerden bazıları sıralanmıştır.

  • Yetersiz veya yanlış cinsel bilgilendirme
  • Performans anksiyetesi
  • Yetersiz ön sevişme
  • Suçluluk ve utanma duyguları
  • Yetersiz ön sevişme
  • Suçluluk ve utanma duyguları
  • Eşler arasında yetersiz iletişim
  • Eşlerin genel olarak ilişkisinde yaşadığı sorunlar
  • Eşler arasında çekiciliğin kalmaması
  • Psikiyatrik hastalıklar