Bilişsel Yeniden Yapılandırma

Kognitif Yeniden Yapılandırma Nedir?

Kişilerin temel varsayımlarındaki yanlış görüş ve yorumların daha gerçekçi ve uyumlu olanlarla yer değiştirmesi tekniği, kognitif-yeniden-yapılandırma olarak isimlendirilmektedir. Bu tekniğin amacı hem danışanın konuya daha objektif bakmasını sağlamak hem de bunu tek başına nasıl yapabileceğini öğretmektir. O yüzden bu teknik aslında kişilerin eline verilen bir baş etme mekanizması olarak da adlandırılabilir (Gençöz, 2001).

Beck’in (1985) kognitif davranışçı terapide ortaya koyduğu üzere kişinin hayattaki düşünceleri varsayımları ve beklentileri, davranışları ve duygusal tepkileri üzerinde belirleyici faktörler olmaktadır. Kişi mutsuz veya kaygılı hissettiğinde olayları değerlendirme şekli de değişmekte, bu durumları yorumlama şekline göre davranışları da değişebilmektedir. Bu sebeple yorumlama sürecinin doğru olması önemli olmaktadır. Eğer kişi durumu yanlış yorumlarsa fizyolojik reaksiyonları, davranışları ve duyguları ona uygun olarak belirlenmektedir. Bu sebeple terapide hedeflenen duruma verilen tepkilerden ziyade yorumların daha işlevli ve daha objektif olarak değiştirilmesidir.  Bu yorumlama sürecinin değişmesi içinse değerlendirme süreci en açık şekli ile bilinmelidir. Değerlendirme süreci danışanın beyanına bağlı olduğundan birtakım sıkıntılar barındırmaktadır. Kimi danışanlar kolayca kendi zihinsel değerlendirmelerinin farkına varabilirken bu durum diğerleri için o kadar kolay olmayabilir (Gençöz, 2001).

İşlevsiz Düşünceleri Belirleme & Bilişsel Yeniden Yapılandırma

Kişilerin temel varsayımlarını değiştirebilmek için öncelikli amaç bu işlevsiz varsayımların belirlenmesidir. Ancak bu varsayımlar fazlasıyla köklü şekilde yerleşmiş oldukları için kişi bilinçli olarak farkına varamadan otomatik düşüncelere neden olmaktadır. Temel varsayımları açıkça belirledikten sonra bu varsayımların altında yatan şema kendiliğinden ortaya çıkmaya başlayacaktır. Bu aşamadan sonra terapist bu şemalar hakkında danışandan deliller isteyerek ya da bu şemaya ters düşen delilleri danışanın da fark etmesini sağlayarak, danışanın kendisi ve çevresi hakkındaki yanlış görüşlerini/yorumlarını görebilmesini sağlamaya çalışmalıdır; kognitif-yeniden-yapılandırma tekniğinin üzerine kurulduğu ana prensip de budur.

Goldfried’a (1988) göre rasyonel yeniden yapılandırma tekniği dört aşamada olmaktadır:

  1. Danışana düşüncelerin duyguları ve davranışları ortaya çıkardığını açıklamak (kısa bir psikoeğitim)
  2. Danışanın durumlara daha gerçekçi bir bakış açısı getirmesini sağlamak
  3. Danışan için gerçekçi olmayan varsayımları belirlemek
  4. Danışana bu varsayımların yeniden değerlendirilmesinde yardımcı olmak

İnançların Değiştirilmesi Teknikleri

Ara inançlar ve temel inançların değiştirilmesi için pek çok teknik vardır. Bazıları kolayca değiştirilirken, diğerleri uzun süreli çalışma gerektirmektedir. Genelde inancı sıfırlamak mümkün olmadığından hedef yüzdelik olarak bunlara inanma seviyesini düşürmek olmaktadır (Beck, 2015). Bu inançların belirlenmesi için çeşitli teknikler vardır;

  • Sokratik Sorgulama : İşlevsiz düşünce belirlendikten sonra durumun sıralı bir sürü soruyla değerlendirilmesini içerir. İlk aşamalarda terapist danışana yol göstermekte daha sonrası için danışanın kendi düşüncelerini değerlendirmesi amaçlanmaktadır. Örnek sorulardan bazıları;
  • Bu düşünce gerçekçi mi?
  • Ben bu düşünceleri kanıtlara mı yoksa kendi hislerime mi dayandırıyorum?
  • Bu düşüncenin kanıtları nelerdir?
  • Kanıtları yanlış değerlendiriyor olabilir miyim?
  • Bu durum daha karmaşık haldeyken siyah-beyaz bakıyor olabilir miyim?
  • Davranma/ Eylemde Bulunma (Öyle olsaydı ne olurdu): Kimi zaman, işlevsiz düşünceler, gerçekliğin çok daha abartılmış şekli olmaktadır. Örneğin ilk buluşmadan önce bir kişi kendini kaygılı hissedebilir ve her şeyin yanlış gideceğini düşünebilir. Bu teknik ile amaç kişiye ‘En kötü ne olabilir?’, ‘Ya öyle olsaydı?’ gibi sorular sormaktır. Bu tekniğin amacı kişinin en kötü senaryonun dahi başa çıkılabilir yanlarını görmesidir.
  • Diğer İnsanları Referans Olarak Kullanmak: Birçok insan diğerlerinin işlevsiz düşüncelerini kolayca tanımlayabilmektedir ancak sıra kendisine geldiğinde bunun üstesinden gelmek daha zor olmaktadır çünkü ne kadar doğru olmadığını bilse dahi inanmayı sürdürmektedir. Kişiler diğerlerinin inançlarını etraflıca düşündüğünde kendi işlevsiz inançlarında mesafe kat ederler. Bu şekilde tutarsızlıkları görmeye başlayabilirler.
  • Davranışsal Yaşantılarla İnançları Test Etmek: İnançların geçerliliğinin değerlendirilmesi için davranış testleri de hazırlanabilir. Davranışsal deneyimler kimi zaman sözel tekniklerden çok daha etkili şekilde değişim yaratabilir.

 

 

Kaynaklar

Beck, A.T., Emery, G., & Greenberg, R.L. (1985), Anxiety disorders and phobias: A cognitive perspective. New York: Basic Books.

Beck, A.T. (2015), Bilişsel Terapi ve Duygusal Bozukluklar, Litera Yayıncılık, 3.Baskı

Gençöz, T. (2001), “Kaygı Bozukluklarının Tedavisinde Kognitif Yeniden Yapılandırma Tekniğinin Kullanılması”, Kriz Dergisi (9): 23-28.

Goldfried, M.R (1988). “Application of rational restructuring to anxiety disorders”. The Counseling Psychologist, 16: 50-68.

https://www.therapistaid.com/therapy-guide/cognitive-restructuring#psychoeducation