Anksiyetede Utanç Terapide Nasıl Ele Alınır?

anksiyetede-utanç-terapide-nasıl-ele-alınır

Kaygılı kişiler sık sık başkalarının yanında anksiyetelerini ifşa ettikleri için utanç duyabilirler. Bu utancın temelinde çocukça, aptal, zayıf ve aşağı olarak değerlendirildiğine dair bir inanç bulunur. Bu kişiler genellikle utanma hissini kabullenmekte güçlük çekerler, bu sebeple terapistin bu hisleri soruşturması ve bu hisleri yaratanın kişinin kendisi olduğunu göstermesi önem taşır.

Aşağıdakiler kişilerin sık sık tanımladığı utanç üreten düşüncelerdir: 

“Ben zayıf biriyim”: Genel olarak kişi bu inanca toplumun güce değer vermesi, maço ve mutluluğu bir arada tanımlaması sebebiyle sahip olur. Ancak kaygı basitçe bir sorunun semptomudur. Dolayısıyla bu ifade kişinin ne fiziksel ne de psikolojik durumu açısından doğruyu yansıtmaz 

“Diğerleri benim aşırı kaygılı olduğumu söyleyecek ve beni sadece buna bağlı değerlendirecekler”: Kaygılı kişi sıklıkla başkalarının kendine anksiyöz olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğine inanır ve bu yüzden kendisini önemsemeyeceklerini düşünür. Aslında kişi çoğu zaman ne kadar anksiyöz göründüğüne dair abartılmış bir fikre sahiptir. Bu durumda başkalarından geribildirim istemesi durumunda daha gerçekçi bir bakış açısı edinebilir. Ancak bazı durumlarda kişi gerçekten belirgin anksiyete semptomları gösteriyor olabilir. Bu durumlarda da önemli olan terapistin danışan ile bütün insanların otomatik biçimde anksiyöz insanlar hakkında olumsuz bir yargıya varmadıklarını tartışabilir ve kişiye bazı insanlar böyle yargıya varsalar bile bunun illa onların haklı olduğu anlamına gelmediğini, olumsuz sonuçlara yol açmadığını gösterebilir.  

“Kimse benim kadar anksiyöz olamaz”: Kişide kimi zaman kendini yalnız hissetme, bu tarz duyguları sadece kendisinin yaşıyor olduğunu düşünme görülebilir. Bu durumlarda terapistin yapması gereken hemen herkesin hayatında belli zamanlarda kaygı yaşadığını vurgulayarak anksiyeteyi normalleştirmektir. 

“Beni reddedecekler”: Kişide yaşadığı kaygı yüzünden diğerleri tarafından dışlanacağı ve reddedileceği algısı sıklıkla rastlanan bir durumdur. Ancak bir kişi sırf yaşadığı anksiyete yüzünden çok nadiren terkedilir.  

“Dışarıdan gülünç görünüyorum”: Kişide dışarıdan komik göründüğüne dair bir algı oluşabilir. Terapide bunu ele alıp çözmenin en doğal yolu kişiye dışarıdaki kişiler tarafından etiketlense dahi kendini bu şekilde etiketlemesinin yanlış ve kısırlaştırıcı olduğunu göstermektir. Kişiye aşılanması gereken duygu diğerlerinin onun hakkında istediği imajı kurabileceği ancak bununla olgun bir yaklaşımla başa çıkılabileceği olmalıdır.

Genel olarak bu ve benzeri kendi kaygılı durumundan dolayı utanç yaşayan kişilerle terapi esnasında yapılması gereken çalışma anksiyöz olmanın utanılacak bir şey olmadığını vurgulamaktır. Önemli olan “Eğer başkaları seni anksiyöz olduğun için aşağılamak isterse onları durdurman mümkün değildir. Ancak onların bu çocukça tavrını kabullenmen için hiçbir sebep yoktur” denebilir. En iyi strateji kişinin anksiyeteyi kabullenmekte neden bu kadar güçlük çektiğini anlamak ve bunun altında yatan düşünceleri ortaya çıkarmaktır.

Kaynak 

Beck, A., T., & Emery, G., (2015). Anksiyete Bozuklukları ve Fobiler. İstanbul: Litera Yayıncılık