Anksiyete Nevrozu

anksiyete-nevrozu

Anksiyete bazende şiddetli psikotik bozukluklar ya da peptik ülser gibi psikosomatik rahatsızlıkla birlikte yaşanmaktadır. Bu yazıda normal anksiyete ile patolojik anksiyetenin birbirinden ayrımı açıklanacaktır.

Genellikle normal olarak kabul edilen anksiyete var olan tehlikeli durum ile ortaya çıkan ve tehlike ortadan kalktığında kaybolandır. Ancak anksiyetenin derecesi tehlikeye göre aşırı ise yada ortada gerçek bir tehlike yoksa gösterilen reaksiyon normal kabul edilmez. Normal ve anormal anksiyete sosyal normlara bağlı olduğu için birbirinden ayırmak oldukça güçtür.

 Nevrotik anksiyetede ise çok belirgin standartlar mevcuttur.  Bu anksiyeteye sahip kişiler açık veya yakın bir tehlike olmaksızın sürekli anksiyete içindedirler.  Örneğin, normal yaşantısına dönmüş bir gazi sürekli bir anksiyete yaşıyor ve her duyduğu yüksek seste zıplıyor ise muhtemelen nevrotik anksiyeteye sahiptir. Ayrıca evde yalnız kaldığı ya da toplum içine çıktığı zaman korkan ev hanımlarını düşündüğümüzde de sayısız tıbbı testten geçtiği ve hep sağlıklı olduğu yönünde sonuçlar elde ettiği halde sürekli sağlığından endişe duyan bu kişilerde nevrotik anksiyeteye sahip olabilmektedir.

Nevrotik anksiyete pek çok şekilde bulunabilmektedir. Akut anksiyete son birkaç gün veya hafta, bazı durumlarda ise bir kaç dakikada saptanmıştır. Akut anksiyetenin süresi kısa olmasına rağmen sık sık tekrar etme eğilimi taşımaktadır. Kronik anksiyete ise son ayları ve yılları kapsamaktadır. Anksiyete açık bir tehlike olmadığında ortaya çıktığı için pek çok şekilde bulunma hali mevcuttur. Bunlardan en çok başvurulanı ise başıboş anksiyete terimidir.

BaşıBoş Anksiyete Yanılgısı

Örneğin hastanenin acil servisine başvuran bir kişi soluk alıp verişi hızlanmış ve vücudu ter içindedir. Hekim bütün testler yapıldıktan sonra Ortada objektif bir tehlike bulunmaması nedeniyle hastaya ii akut nevrotik anksiyete tanısı koyar ve hasta dosyasının üzerine başıboş anskiyete notunu iliştirir.

Objektif bir tehlikenin mevcut olmadığı durumlarda ortaya çıkan anksiyetenin açıklanabilmesi için birçok varsayım ileri sürülmüştür. Akut anksiyete atağını ateşleyen korkuların fizyolojik kaynaklı olmaması gerekmemektedir; yaşanan psikososyal tersliklerde bunun nedeni olabilmektedir. Örneğin bir kolej öğrenmeni acile başvurduğu sırada Korkuyorum bir dakika daha dayanamayacağım demiştir. Hekim hastaya başıboş anksiyete teşhisi koyup psikiyatri kliniğine sevk etmiştir. Panik anından önce yaşanılan olayları anlattıkça tablo ortaya çıkmaya başlamıştır. Kişi bir kaç saat önce büyük bir sınıfta ilk eğitimini verecekti ve bu işi beceremeyeceğini düşündükçe anksiyetesi de artmaya başlamıştır. Anksiyete kişide arttıkça zihnindeki düşünceler artmaya başlamıştı ve bu noktadan itibaren zihninde bir dizi felaket sonuçları uyandı. İşini kaybedecekti, hayatını kazanamayacaktı, toplumda dışlanmış ve ailesine aşağılanmış biri  olarak köprü altında hayatı sonlacaktı.

Sonuç olarak kişiler anksiyetesine neden olan düşünce içeriğini öğrenmeye başlandığında problemi ile ilgili daha objektif düşünebiliyordu. Kişiye alternatif çözümler ve başa çıkma stratejileri öğretilmeli. Bu şekilde kişi korkuları ile daha az meşgul oldukça anksiyeteside ortadan kaybolacaktır.  Yukarıda ki örnekte anlatılan öğretmen  ile durumu ö okul müdürüne anlamak gibi alternatif çözümler üzerinde duruldu. Ayrıca öğretmenlikte başarısız olursa başarabileceği başla meslek dalları gündeme getirildi. Bunlara ek olarak vereceği derse hazırlı yaptı ve sınıfında bunu başarıyla sundu. Hasta bir yıldan sonra okulda yapılan seçimlerde kolejin en iyi öğretmeni seçilmiştir.

Kaynak 

  • Beck,A.T. (2015).  Bilissel Terapi ve Duygusal Bozukluklar. Istanbul, Litera Yayincilik